boğa burcu ve eski edebiat bilgi

boğa burcu ve eski edebiat bilgi

boğa burcu ve eski edebiat bilgi evet sizlere yazımızda yazan boğa burcu Yeryüzünde Kutup bölgesine en yakın olan başkent Reykjavik'tir. Nüfusu 95.000'e yakın olan şehir, önemli bir balıkçılık merkezidir. Bütün Islanda'nın yarı nüfusu bu şehirde yaşar. Konserve fabrikaları, bir yüksek balıkçılık enstitüsü, bir üniversite, iki tiyatro vardır.

Ekvator'dan gelen sıcak Körfez Akıntısı İs-landa yı da etkisi altında bıraktığından, Reyk-javik'in iklimi, kutup bölgesine yakın olmasına rağmen, soğuk değildir. Rusya'nın Ar-kangelsk limanı ile aynı enlem derecesi üzerinde olduğu halde, birçok aylar buzlarla ka
Adayı Portekizliler XV. “ da keşfetmişlerdi, ilk yerlejmt sızlar'm buraya gelmesiyle ' yılmden beri Fransa'nın denizajır, ** biridir.AbdOthami ^ tdârmyi mhı>0 «hnceyıı kacUr sürclıı.
tfmşit Psf», Hk d#fa 1848'd« »adrazam o mu|fu O^uncay* kadar 5 kara daha tadr^ /Mmhk »tti, 7 yıl iktidarda kaldı. Ra>it Pa> nıo acafa ala »Idığı ilk dAva, Mısır masat tiydi МфЬтФ1 Ali Pa>a Suriye'yi, Adana*'^ f-ılıitınl, Hicaz'ı ele geçirmişti, sadrazam ol rak Oimanlı İmparatorluğu'na tahakküm < rnak iniyordu. Mısır, devletlerarası bir me: la durumundaydı. Mehmet Ali Paşa birç ayalatleri Osmanlı Imparatorluğu'ndan l parmış sayılıyordu. İL Mahmut'un ölümü ü rina Kaptan-ı Derya Ahmet Fevzi Paşa, ( manii donanmasını İskenderiye'ye götür Mehmet Ali Paşa'ya dorumda Reşit Paşa, Ingiltere'yi, Hindistan yolu üzerinde Franuz nüfuzunun kurul maundaki tehlikeye ikna etti. İngiltere, Meh 1. met Ali Paşa işine karışmaması için Fransa'y savaş/a tehdit etti. Bundan sonra Reşit PaşJ Ingiltere'yi Rusya'nın karşısına dikti. Pren A^etternich'ln yönettiği Avusturya, zaten Oı menli Devleti'ni tutuyordu. Mehmet Ali P, şa, tecrit edildiğini anlayınca telâşa düşt( OsmanlI ordusu, Beyrut civarında, Kavalal nın ordusunu dağıttı, Mehmet Ali Paşa'n ağır vergilerinden bunalmış ve yüzyıllardt ber/ OsmanlI idaresine alışmış olan Suriy Lübnan ve Filistin'de halk, Osmanlı Devit lehine silâha sarıldı, Mehmet Ali Paşa kt. vetlerinİ kovdu. Bu önemli eyaletler yenid İstanbul'a bağlandı.
Sıra Mısır ile Sudan'a gelmişti. Tehlik :avrıyan Mehmet Ali Paşa donanmayı, İsk< eriye'ye gönderilmiş olan Osmanlı amii rio# teslim etti.doûciu. Bal)Atı Cndarûfi'fİA ÖöfefHmlnl yaprtıif olan Mustafa fc fendi'dır. Reşit Paşa, eniştesi Sadrazam Is-partnlı Ali Paşa tara* f I n d a n yetiştirildi. Arapça, Farsça, Fransızca öğrendi. Ispar-tah Ali Pafa'nın yanında pek genç yaşında Mora'ye gitti. Yunan isyanının laflıalarını, Avrupa devletlerinin Osrnaniı İmparatorluğu aleyhindeki müdahalelerini yerinde gördü; esaslı fikirler edinerek döndü. Sonra ünlü ha riciye nazın Pertev Paşa tarafından olağanüs tü istidadı sezildi, onun vasıtasiylo II. Mah mut'un dikkatini çekti. Islahatçı, devrimci bi hükümdar olan II. Mahmut, Reşit Bey'de ara dığı devlet adamını bulduğunu anlamakta ge cikmedi.
Âsi Mısır valisi Kavalalı Mehmet,boğa burcu Ali Paş ı/e müzakere edip, Mısır meselesinin incelik terine vâkıf olan Reşit Bey, gittikçe Avrupa'd da tanındı. Daha Tanzimat'tan önce, en ünl diplomatlardan sayılıyordu. Önce Londra bi yükelçisi, sonra dış işleri bakam oldu; vez (mareşale eşit sivil rütbe) payesine yükse ildi. II. Mahmut'un 1839'dakİ Âni ölümü e durum buydu.
Tahta çıkan I. Abdülmecit, daha 17 yaşı t yoktu; etrafını bir sürü gerici devlet adar almıştı; içlerinde: cBizeşit Paşa' yi hir punduna getirip yok etmek istiyenler çftflıınloktaydı.
Rr;lf f’aşa, Mısır meselesini halletmek, kud-relll hir rnerke/Г İdare kurmak, Batı'nın yararlı kurumlarmı almak, Avrupa devletlerin-dt*n bırkaçlyle bağlaşmak, birkaçım tarafsız kılmak ladı. 3 kasır 1639'da Reşit Paşa, «kellesi koltuğunda» Gü hane'de aJanzimat-ı Hayriye Fermam»nı okı du (Bk. Tanzimat Fermam).
Bundan sonra «Tanzimat Devri» açılmış c du. Bu devrede Reşit Paşa, sadrazam olmac ğı yıllarda bile, devletin özellikle dış siyase ne hâkim oldu. Başta АП ve Fuat Paşalar c
Endüstri kolları bir hayli gelişmiş olan Rio de Janeiro'da başlıca, kahve, kauçuk, kereste, e‘mas ticareti yapılır.
P o de Janeiro limanı Portekizli denizel Gonçao Coelho tarafından 1502'de bulundu. Ocak ayının iîk günü limana giren Coelho, kc'/u büyük bir nehrin ağzı sandığından, «Rio de Janeirc» (Ocak ayı nehri) adını verdi. Burada küçük bir liman kuruldu. 1555'te Fran-s z ar koya gi^ip, Rto'yu aldılar. Portekiz Gene* \'г! si Men De Sa, Fransızlar'ı kuşatıp yendi, 1567'de Rio de Janeiro'yu yeni baştan k.'^dü. Şehir, zamanla gelişerek 1763'te 3re-z ya nın başşehri, 1807'den 1822'ye kadai sü»^ündeki Portekiz Kıralhğı'nm, 1822’der 1887'ye kadar Brezilya Imparatorluğu'nuı başkenti oldu. 1887'de Brezilya cumhuriya o'.nca Rio gene başkent kaldı, 194»0’la yet kurulan Brasilia, başkent oldu (Bk. Bn X *‘ya).vlet ” hirliğina zararlı gördüflü topli/luklann kuv-yellerini parçaladı, arlstokroc sınıfın yetki-ferinin çoğunu allerinden aldı. Böylece, kıre-tı, kırallığı an kudretli makam halin* soktu. Bu arada, kırallığa bağlı bîr memur sınıfı yaratarak, Avrupa'da «hükümet» sisteminin esaslarını da İlk defa kurmuş oldu.
Fransa'nın gerek iç, gerekse dış politikasında, kıraldan çok söz sahibi olan Richelieu başbakanlık ödevine ölünceye kadar devanr etti. Dış politikada, Avusturya'nın Habsbur hanedanını hırpaladı. Otuz Yıl Savaşları'nda Katolik Fransa'yı, Protestanlar'a, yardım koşturdu. İsveç'le birlik oldu. 1634 ve 1635 te Katolik Alman devletlerini ve Ispanya'yı У« nerek, Fransa ya toprakla$ma/bk Imnnm dkjftO. Siyasi hayattan çekilip, kendi İv yurttan ayrıldı. Paris'te, Mısır'da ft»*#-rarak tarih, Türkoloji, edebiyat araffırmala* riyla nrte^guf oldu. 7939'da İstanbul'a г1Лг>Но; •rt*k siyasetle llgllenmlyarek yalnız bilim ve yayın hayatiyle uğraktı.
Rıra Nur'un 14 ciltlik «Harltalı va Pesimll Mufassal Türk Tarihi», metot va bilgi bakımından oldukça büyük hatalar taşımakla beraber, onun Türkçü ve milliyetçi ruhunun samimr bir İfadesi niteliğini taşır. Bunun dı-^ *x^a 50'ye yakın eseri daha vardır.
S nop'ta babadan kalma büyük evir>de,boğa burcu jen-gin kitapSanm vakfederek kurduğu büyük ki-taplik, bugün yurdumuzun en değerli kültür ^aj rşelerinden biridir.ı, д,. clı^ı İçm üelı^eiH t * yüzılnüen ha&tAianciı. ц lin^e bir dalla йрпг/.ет^* I be edecekti. Yalnız, 0^. tövbenin hükmü ^mi karaya vardıktan ^ sonra. Robinson'un isîeit.e! tepreşti. Ticaret yapmak ya mal götüren bir gemiye Faslı bir korsan gemisi, misini esir aldı. Robinson -Afrika kıyılarında bir Ищ^ rüldü. Orada berbat birömtı: ' ya başladı. En sonunda çek:.,, nma yetince, bir sandala v kaçtı. Portekizli bir yük gç::^ denizde bularak Brezilya’ya^ Robinson bîr çiftçiyle onak Afrika'dan köle getirmeye g; bu yolculuk sırasındadır gemi. Güney Amerika kıyıte^^^ kın bir yerde, bir ıssız adanıp
Robespierre, bu ilk meclisteki çalışmalarından çok aşırı hür-| ç'lerin birleştiği Jakobenler (Jacobin) ündeki söylevleri, ayrıca Rousseau'nun 3İ, toplumsal fikirlerinin ateşli bir taraf Jarak ün kazandı. Önceleri ılımlı bir ih , hattâ anayasaya bağlı kırallık tarafta sonradan Jirondenler'in cumhuriyetç rini benimsedi. XVI. Louis'nin Fransa
da bazı eserler yazıldı. Hattâ iki kademeli roketlerin yapılmas bile düşünüldü.
XIX. yüzyılın başlarında William Congrevı adlı bîr Ingiliz tubayı savaş başlığı taşıyan ro ket yapmayı başardı. Yangın bombası taşıyaı bu roketler 1807'den 1825'e kadar çeşit lavaşlarda kullanıldı. Bu Congreve roketler nin menzili 3.000 metreye yakındı, Ancal bunlara yön vermekte kullanılan uzun sopali pek ağır oluyor, roketin kullanılmasını gü leştiriyordu. 1846'daelmesi 1933'ten sonra bu alanda çalışmaya baş-lıyan Alman fizikçi Verner von Braun sayesinde mümkün olmuştur (Bk. Braun). Almanların büyük bir gayretle çalışmalarına rağmen, roketlerin büyük ölçüde kullanılması ancak savaşın sonlarına doğru V-1 ve V-2‘le-rin yapılmasiyle mümkün olmuştur (Bk Güdümlü Mermi).
Adanın merkezi 30.000 nüfuslu Rodos şe Idîr.boğa burcu Adayı boydan boya aşan Altaviros d ırasının en yüksek noktası 1.200 m.'dir.
Etrüiklar'ln ayamanllûlndan юмга korna* d« toplum bayatı daOİ|ti. Huyük toprak lahU Ы olanlara, aıkarllk, mamurluk yipanUra mp§trici§n» (çoğulu apatrkia) danlid). Burv» l«r ötakiftr) yantnltrdi. Yanık Latium tı«ikı İİ0 Roma ya difandan galmlf olanlara aplah* cıana (çoğulu aplablit) danllirdi. bunlar çiftçilik, çobanlık, ticarat yaparlar, vargiyl da onIsr Öderlerdi Bu İki ıtnıbn
0а^)1агГпа kadar bütün Akdemi ü'ke'e*’', Fa^‘ tan, Basra KÖrfezİ'ne kadar bütün Kjzey Af* rika, Mısır, Suriye, Arabistan, Irak'ın da b r kısmı. Bu ganlf topraklar 6 yüzyıla yakın b r sûraenti oldu. Bu arada >abir Etrüıkler'e, sonra da Gollar'a kar-fi lavunmak zorunda kaldı. Cumhuriyat ça-JiMda jahir plânsız şekilde büyüdü. Yalnız, çok güzel yollar yaptılar. Roma'yı öteki Roma fthirlerina bağlıyan bu yolların en önemlisi Appia Yolu İdi.
İmparatorluk devrinde Roma şehri çağdaşı olan şehirlerin en büyüğü idi. İmparator Ti-tus zamanında yapılan bir sayımda. Roma' nm nüfusu 1.280.000 kişiyi bulmuştu. Yunan kültürünün
İmparator Constantinus, Hıristiyanlığı ka* bul edip de Bizans'ı (İstanbul'u) devletine başkent yapınca (M. S. 330) Roma'nın üstün* lüğü gölgelendi. O tarihten 476 yılına kadar, Roma gene İmparatorluğun (Batı Roma İmpa-ratorluğunun) merkezi kaldı. 476'dan sonra bütün Ortaçağ boyunca, imparatorların yerin papalar aldı. Roma'ya, İmparatorluk Çağı’n daki önemini kazandırmaya çalıktılar, Biıanı ın, Roma üzerindeki baskısı VII. yüzyılda t< пд erdi. VIII. yüzyılın sonlarında, papalar Avrupa'nın barbar kırallanna İmparatorlu tacı vererek a Kutsal Roma
(- şehrin demiryolu vm havayolu li« de İtalya'nın öteki şehlrlmrlnm, ayrıra Avrupa'ya clürenll bflı5^^'’hsı verdir.
400 km. kader urunluflu olan Tiber (Te-vere) ırmağı ku/aydtn gelerek, Roma'yı ikiye böler ve güney batıya yönlerek Tiren Oenizi'ne dökülür. Bu İki bölüm birbirine ejit değildir; şehrin büyük bir kıımı ırmağın doğu yakasındadır. Birçok köprü İki yakayı birleştirir. Yazın Tiher'in sulan azalır, kışın toprak renginde akar, ü/erinde ancak küçük tekneler işler.
Roma «eski» ve «yeni» diye ikiye ayrılır! Pincio Tepesi'nden Capilolono'ya kadar.boğa burcu yazdı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder