boğa burcu ve tarihi ilim bilgileri konu

boğa burcu ve tarihi ilim bilgileri konu

boğa burcu ve tarihi ilim bilgileri konu bugün herzamankinden boğa burcu Şehrin göbeğinde eski çağlar-jjilme güzel yapılar, bu arada Nötre-Kilisesi, Adalet Sarayı, Louvre Müzesi
‘jı^,5'i ikiye bölen Seine nehri şehri «Sağ j,^«Sol Yaka» diye ayırır. Sağ Yaka, (Ku-,Уака» diye de adlandırılır) daha geniş, jsjciaha çoktur. Paris'in önemli yapılann-çoju, büyük bulvarlar, Louvre Müzesi I ,,yekadadır. Bundan başka, endüstri kolları bu yakaya yayılmış gibidir. Concorde ve loile meydanlarını birleştiren Champs-Ely-.jedünyanın en güzel caddelerinden biri sa-
JehrınSol Yaka (Güney Yaka)sı da önemli, ilil yapılarla, yollarla doludur. Bu kısım da-[la çok öğrenci bölgesi olarak tanınmıştır ıliiOuartier Latin buradadır. Gene bu bölge Jil.Ndpoleon'un yattığı Invalides, şehrin tim pli sayılan Eiffel Kulesi, St. Germain Bul tı,Sorbonne Üniversitesi, Pantheon gibi ür ^yapılar, yollar vardır.



'kurulmuştur. Sonradan nehrin iki ya-yayıldı. Şehre ayrı bir özellik veren ^pjlıri, doğudan batıya, Paris'i ikiye ayı-^'jkakar. St. Louis ve La Cit6 adacıkları şeh-1,içindedir. Paris'te birçok demiryolu istas-yeraltı demiryolları (metro) kanal , nehir limanları vardır. Biri Le Bourget ıfü Orly olmak üzere, iki büyük hava ala [.(İLİnyadaki en büyük alanlar arasında ye
jdiireskiden duvarlarla çevrili olduğu içir Lyıllar boyunca, merkezden çevresine doğr ıtarlâkça genişlemiş, gelişmiştir; duvarlı ifıer genişlemede şehri yeniden çevrelemi ШИ845 yılları arasında Paris bugünl alıncaya kadar, kale duvarları hep y i}t!rdi. En sonunda eski duvar kalıntılı dan kaldırılarak bütün bu yerlerde büv
Yıldırım yüksek yapılara, bu yapıların da sivri uçlarına düşer, çünkü sivri uçların elek-triği kolay çekme, kolay itme özellikleri var-dır. Bu yüzden, şehirlerde yüksek binalara daha çok yıldırım düşer. Yıldırım düşmesi önle-nemiyeceğine göre, onu hiç olmazsa zararsız kılmak gerekir. Bu da, yıldırımdan doğan elektrik akımını, hiçbir yere geçirmeden, toprağa akıtmakla olur. Paratoner işte bunu sağlar. Yüksek yapılara demirden sivri uçlar konur. Bunlara «yakalama ucu» denir. Yakalama uçlarına düşen yıldırımın akımı bir telle toprağa gönderilir. Böylece yıldırım
Paris düz bir ova üzerinde kurulmuştur. Denizden yüksekliği ortalama 30-40 m.'dir, en yüksek yeri olan Montmartre'ın yüksekli* ği 120 m.'yi bulur.
Paris şehri denize 170 kilometre uzaktadır.boğa burcu Havası güzel, iklimi ılımlıdır. Şehrin de-lizden uzak olmasına rağmen, Seine nehri, ^aris'e bir deniz şehri görünüşünü, hattâ ha-asını sağlar. Kanallar sayesinde, oldukça bü-Jk tekneler Seine nehri üzerinde işliyebildi-için, Paris bir liman şehrini de andırır. Paris'in çevresi ormanlarla, yemyeşil kırla, minik göllerle doludur. Sebze bahçele-de türlü bitkiler yetişir. Ağaç ve çiçek tür-bakımından da Paris çok zengindir. Bol 1 yağmurlar daha çok ilkbaharda düşer, dra kadar değilse de, Paris de yağmurla-" bolluğu ile Bu hastalığa uğramış >ir kimse türlü şeyden mâna çıkarır, yersiz orkulara kapılır.
Paranoya, bir başka ruh bozukluğu olar ıipokondri*ye benzer (Bk. Hipokondri) ılmz, paranoya hastaları belli konular üze ide korkuya, evhama kapılırlar, bunların dı da, genel olarak, aklı başında düşünürler Paranoyanın zararsız halleri olduğu gibi tayı adam öldürmeye kadar götüren aşır İleri de vardır. Hastalığın çeşitli sebepler lir. Aşırı heyecanlar, derin kederler bu ha tırır. İçki düşkünlüğü de sinir sistemind' loyaya elverişli zemin hazırlıyan başlıc flerden biridir. Hastalık, akıl hastaneU ki usullerle, açık hava faaliyetiyle, el i; t tedavi edilebilir.kullanılar alettir. Bir olta çeşidine de cparakete» deni (Bk. Balıkçılık)
Ceminin saatte kaç mil hızla gittiğini ölç mek için kullanılan parakete, uçurtma biçi minde bir levhadır. Bunun her üç köşesinder bir ip çıkar, ipler bir noktada birleşir. Bu nok tadan öbür ucu gemideki bir makaraya bağI olan ip başlar. Bu ipin üzerinde 1 mil, l/-mil gibi bölüntüler vardır. Geminin hızını ölç mek için, levha denize atılır. Suyun içinde dil duran levha, gemi ilerledikçe ipi çeker. Ma kara çevrilip ip sağılırken gemiciler saate ba karlar. 1 saat içinde kaç düğüm geçerse ge minin o kadar mil hızla gittiği anlaşılır.
Bugün daha çok otomatik paraketeler kul lanılmaktadır. Geminin dümen suyuna atılan bir kabloya bağlı küçük bir pervane otomatil ylarak kaptan köşkündeki bir göstergenin ib esini nimn koşut çemberler de bu adla amiır ( hk Me ridyen)..
Parke dö>eme’erin birçok çe>itlerl vardır. «Zikzaklı» (Macar biçimi), «haneli», «mo-zayik biçimi», «İngiliz biçimi» bunların ba>l» çalarıdır.
PARKINSON HASTALIĞI Çok ender raslamlan sinir hastalıklanndar biridir. Hastalık önce elde parmaklarm, yı da ayağın titremeye başlamasiyle kendini bel li eder. Hastanın vücudu kasılır,
C.'ı.ine Parkı nı çevreliyen duvarın sağ kc ı olan bir yerdir (Bk. Alay Köşkü). Sar slılar'dan kalma Aya Barbaro kapısı va yerme topların koruduğu güzel bir sa ır Gene bu burun çevresinde Gotlar Ar 1.boğa burcu en büvükleri Bizanslılar'dan kalma i aynca Sınan Paşa tarafından yaptır kalınman da göze çarpar, arasında hem Saraybumu, hem de Al irdir. Padişahlar ve saray halkı koruya raya taşındı, Saray'ın çevresine 1478'de c Saray'ın iç bahçeleri yanında, Oülhan Koruda cins ağaçlardan başka, çeşitli çi yetiştirilirdi
Korunun içinde, cins bitkilerin yanı yanında İshak Paşa köşkü, I. Selim’in ı dır Ayrıca, Г. Abdülhamit taralından yapılardandı. Bunların şimdi kalıntıları Parkın Alemdar yönündeki Soğukçeşı mesi, parkın dışında Zeynep Sultan Cai dır Gene Alemdar cihetinde, Gülhane sindeki Alay Köşkü tarihî önemi olan burnu rıhtımında eskiden Bizanslılar'c
n Mahmut bu kapıyı yıktırıp, yerine saptırdı. Bu saray 18e2'de yanmıştır. Ge tirçok kajııJar, bodrumlar vardı ki, en otiri Manastın’na aitti. Burada ayrı I. Murat’a hediye edilen köşkün kalır Topkapı Sarayı ile Gülhane Parkı aril ir ve Ayasofya yönlerinde yollar vardı! hardan gidip gelirlerdi Ayrıca, padij
II. Dünya Savaşı'nın başında Almanlar Fransa'ya yenip Paris'e girdiler. Şehir M haziran 1940'tan 23 ağustos 1944 e kadar Alman-lar'ın elinde kaldı.
Bugün dünyanın en çok turist çeken şehri gene Paris'tir. XVII. yüzyıldan beri Paris'in arması dalgalar üzerinde bir gemiyi gösterir. Bu armanın altında Lâtince şunlar yazılıdır: »Fluetat nec
III. Cumhuriyet Paris'in yaralarını kısa zamanda sardı. İlk milletlerarası sergi III. Na-poleon zamanında, 1855'te Paris'te açılmıştı. Sonra 1867, 1878, 1889, 1900 yılı sergileri açıldı. Şehir içindeki çarpışmalar yüzünden. Millet Meclisi 1878'e kadar Versailles'da çalıştığından, Paris ancak 1878'den sonra yeniden başkent olabildi.
Patlama Isısı. — Patlama sırasında meydana gelen gazların büyük etkiler yapab mesi o andaki sıcaklıklarına bağlıdır. Bu sıca*' •k'-e kadar yüksek olursa elde edilecek текаг < enerji de o
Patlayıcı maddelerde patlama olabilmesi için dıştan bir etki gerekir. Bu etki kıvılcım, kızgın tel (fitil), vurnia, patlayıcı kapsül, başka bir patlamanın «dalga etkisi» olabilir.
Kıvılcım, ya da kızgın tel sıcaklığın meydana getirdiği bir kimyasal olay başlatmasıdır. Vurma, mekanik bir etkidir, vurma alanında kimyasal olayı başlatacak bir sıcaklık meydana getirerek patlamayı doğurur.boğa burcu Vurma ile patlıyan maddelere «başlatıcı (inisyal) pat-iyıcılar» denir. Bunların patlamasından mey-
etilenden glikol, bundan da dinitroglikol yapılarak nitrogliserinle karıştırılır, donmıyan dinamit yapılır,
fNitroselüloz»: Buna «dumansız barut» da denir. Birçok mermilerde, özellikle hafif silah mermilerinde mermiyi namludan hedefe iten kuvveti sağlamak için kullanılır ( Bk. Nitrose-Hilûz).
a nitrat, odun kömürü, kükürt karışımı-Sjnun sodyum nitrattan yapılmışına [.,♦ ayıcı güherçile» denir. Kara barut av fi-l^ar;n<^, her çeşit top mermilerinde, kapsü-| -patlaması ile meydana
/arın arasından kıyıya dik akan suların vâdile. rı uzanır, fkfim ılıktır. Yağış boldur. Bunun sonucu olarak doğal bitki örtüsü gürdür. Dç. niz yüzeyinden 600-800 m.'ye kadar yayvan yapraklı ormanlar (kışın yapraklarını do-ken ormanlar) yer alır. Bu yükseklikten sonra yay\an yapraklılar yavaş yavaş azalarak iğ. neyapraklı ağaçlar başlar. Bu durum 1.000-1.800 m. yüksekliklereatrik Grigorlos'uty boynunu vurdurdu. Yalnız, Kilise'ye de Hıristîyanlar üzerinde geniş bir yetki tanıdı.
OsmanlIlar devrinde İlk Patrikhane binası» ///. Murat tarafından Fethiye Camisi yapılan ' Pamakaristos Kilisesinde idi. 1574'te, Patrik Timoteos, Aya Yorgî Kilisesi'ne geçti. 1 720'de Patrik Yeremyonos, Fener'deki kiliseyi yaptır-dı. Bugün de Rum Ortodoks Patrikhanesi bu-' radadır.
Patrikhanenin ünlü bir kapalı kapısı vardır, ki, II. Mahmut'un sadrazamı Benderli Ali Paşa, âsi Morali Yunanlılarla mektuplaştığı için. Patrik Crigorios'u Patrîkhane'nin bu kapısı dnünde astırmıştı. O zamandan beri Patrikha-le hu kapıyı hâlâ kapalı tutar.
Bizans Kilisesi'nîr) kurulduğu 330 yılman beri Ortodoks Kilisesi'nîn başına 321 Pat-k gelip geçmiştir. Son Patrik Athinagoras, kiden New York'ta, Rum Ortodoks Kilisesi ftropclidiydi. Istanbul'dakinden başka 4 Or-toks Patriği daha vardır; İstanbul'daki en düğüdür, €dhan Patriği» denir.stiyanlar üzerinde elde etmeye çalıştığı üstünlüğe rağmen, XI. yüzyılın ortasına kadar kopmadı. Bu bağı ilk koparan Bizans Patriği oldu, o tarihten beri de, Batıda gün geçtikçe kuvvetleri artan Papaların karşısı r»a, İstanbul Patrikleri, ayrı bir kilisenin, DoğL H ıristiyanlarınm başı olarak çıktılar. I
/V. yüzyıla kadar, Hıristiyan Kiliseleri, ü( Patrikliğe bölünmüştü. Bunlar, Isa'nın yol daşlarmdan Petros'un kurduğu Roma Kilisesi Paulas'un kurduğu Antakya Kilisesi, Yohan nes'in kurduğu İskenderiye Kilisesi idi. IV yüzyıl içinde, Roma imparatoru 1. Constar tinus (Konstantin) Bizans'a yerleşince Hıris tiyanlığı korudu. Bu arada. Roma ve Iskend^ ‘iye Kiliselerinin baskısından kurtulmak i: iyen Kudüs Kilisesi de ayrı bir kuvvet olara rtaya çıktı.
Batı Roma İmparatorluğu sınırlan îçîndel ristiyanlar, gitgide Roma Kilisesine bağI -ken, Bizans Kilisesi de Yunanlaşıyor<du. Roma ile Bizans Kiliseleri arasın<da gerç< ılma XII. yüzyılda ğuk bölgelerde yetiştirmek zordur. Topre nın da bol gübre// olması gerekir. Genel c rak fidelerden yetiştirilir. Patlıcanmn ar kirdekli, eti yumuşak olanları makbulci Patlıcan, çeşitli yemekleri yapılan bir seb dır. Turşusu da yapılırnden î .650 m. yükseklikte kurulmuştur. Karaköse Erciş yolu kasabanın içinden <>eçer. Karaköse yönünden kasabaya giriş daha güzeldir. Bu kısımda araştırıp çarel< rini l'iulmaya çalışır.
PiUolojl «Genel patoloji», «Özel patoloji ofm ık üzere ikiye ayrılır.
Genel Patoloji. — Hastalıkların genel kura l.ırını inceler, onları sınıflandırır, terimleri ta nımfûtır.
Özel Patoloji. — Her hastalığın ayrı ayr sebeplerini inceler, bunların gelişmeleriyi u^raçır, çarelerini araştırır (Bk. Tıp).
PATRİKHANE
Hıristiyan Ortodoks Klisesi'nin başında olar başpapaza fcCihan Patriği», idaresi altındc o/an Kilise Kurulu'na da «Patrikhane» denir
Patrikhane ve Patrik, önceleri, bütün Hı-ristiyan kiliselerini içine alıyordu.boğa burcu günlük yorum Roma, Is-cenderiye, Antakya, Kudüs Kiliseleri, de Hı-istiynnhğm ilk zamanlarında birer Patriklik iiler. Sonraları Hıristiyan dininde, gerek po ik etkilerle, gerekse inançlar yüzünden ay-4İıklar başgösterince, bu Patriklikler ya bir-birlerinden ayrıldılar, ya da öbürlerinin kist altında silindiler.
PAZAKTBMI
Мвгп1*гв ВЫ^%УЫп G'J''«y Marmara Ьб^О* mıjnc^* Bilecik iline ba^tı bir i'çedir. Toprak-larmt doğuda ve güneyde aynı i in Bcıüyük, batfJe Burfj'njn Irıegi!, kuzr/de B iecik'in merkez İlçesi çevirir. Tek bucaktan ibaret cxan İlçenin 24 köyü vardır.
Yüzölçümü: 338 km*
Nüfusu: 1 7.762 (1960 sayımı)
Pazaryeri ilçesinin kuzeybatısında Ahi Da§ı kütlesi yükselir, ilçenin orta kesimi ovalıktır. Bu ovanın güneyi az yüksek tepelikle kaplıdır. Dağlık kesimlerde oldukça önemli ormanlar vardır. Ormanlardaki ağaçlar arasında ma^e baçta gelir. Ardıç, kayın çeşitlerine de raslanır.
ilçede en önemli akarsu Sakarya'nın kollarından olan Karasu'dur. İlçe halkının çoğu tarımla uğraşır. En çok tahıl tarımı yapılır Hayvancılık, tahıl ekiminden sonra ikinci gelen geçim yoludur. İpek böcekçiliği eski önemi ni kayİDetmişse de, bazı aileler gene bu işk uğraşırlar.boğa burcu günlük yorum yazdı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder