boğa burcu ve tarihi ilim bilgileri konusu

boğa burcu ve tarihi ilim bilgileri konusu

boğa burcu ve tarihi ilim bilgileri konusu evet yarın kalan bölümünü boğa burcu Kasaba. — İlçe merkezi Pazaryeri kasaba sı Eskişehir - Bursa karayolu üzerinde, denÎ3 den 862 m. yükseklikte kurulmuştur. Нь\ darpaşa - Eskişelür demiryolu üzerindeki Ki rolcöy istasyonuna da 11 km. uzaklıktadt Kasabanın evleri Bursa şosesinin iki yanır dizilmişlerdir. 6 mahalleden 
M*r*f lllrıîn G(Jn«ycioOu Anadolu fimrlârı içlnü# kalan bir llçe\idir. Topraklarını do^ude Malatya'nın Do^aofahir, Adıyaman'ın Guiba|i va Ba«nb Gaziantap'in Araban, gunay-cia aynı İlin Yavuzall, merkez ve İslâhiye, ba fıda Maraı'm Türkoğlu va merkez, kuzeydi aynı İlin Elbistan İlçeleri çevirir. Merkez bu cağından başka Narlı adında bir bucağı, 9' köyü vardır.
Yüzölçümü: 2.П9 km*
Nüfusu: 60.704 (1960 sayımı)
Pazarcık ilçesi Ceyhan nehrine dökülen A su çevresindeki düzlüklerle bu düzlükler doğu ve batısında bulunan dağları içine al Bu dağların doğrultusu kuzeybatı-güneydo^' dur. İlçede yazlar sıcak, kışlar ılık geçer. H kın başlıca işi tarımdır. Tahıl çeşitlerind çeltik ekimine de önem verilir.
Kasaba. — İlçe merkezi Pazarcık kasafc Fevzipaşa - Malatya demiryolu üzerinde dc yüzeyinden 850 m. yükseklikte kurulmuş' Demiryolundan başka Malatya - Adana as yolu da kasabadan geçer. Bu iki önemli sayesinde kasaba günden güne gelişmiş, fusu da bugün 5.000'e yaklaşmıştır (1 sayımı: 4.986).
PEDAGOJİ, çocuk eğitimi bilimidir. Eğitini, öğretimi kurallara bağlar; bu arada çocuk psikolojisini inceler.
Pedagoji, gerek deney olarak, gerek bu ilanda ileri sürülmüş düşünceleri bakımından nsanlık kadar eski bir uğraşma konusudur, ^ncak, pedagojinin başlı başına bir bilim dalı lalini alması, toplum bilimleri arasında yer )ulmasf oldukça yenidir. Çocuk eğitimi üze« ine ileri sürülmüş düşüncelerin, yol almı« Ikımların toplanarak incelenmesi, bu düşün felerin 
Pakmai yapmak i^in, tuyu çıkarılacak may. ve dıplari tüjrg«çli kablara konur. Bu каЫаг. da. ya alta tıkılarak, ya da ayakla çı^^'ianarak rnayvar>m iuyu çıkarılır. Suıgeçtan gaçan rnoyva tuyu. dipttki kabda toplanır, potası füz0«çta kalır. Büyük çapta pekmaz yapılan yarlarda taş yuvarlarla, pras da kullamlır. Boy laca, çiğnama i>i l>am daha kolay, ham da daha çabuk olur.
Mayvalardan ezilerek elde adilen su, büyük kazanlar içinde hızlı bir ateşte kaynatılır. Pekmezin sıvı, koyu şarap, yumuşak bulama, bulama gibi ayrı ayrı kıvamları vardır. Kay-| natma işi, bu cinslerden hangisinin yapılma-! sı isteniyorsa o kadar sürdürülür. Kaynama* :id, koyulaştırmayı çabuklaştırmak, şekerle ■neyi önlemek için meyva suyunun içine aPek )iez toprağı» atılır. Bu maya pekmeze kıvamı II verir. Pekmez toprağı kil-kireç karışığı bi opraktır. Bu toprak, ayrıca kumlu tarlaları e erişli hale getirmek için gübre gibi de kull ılır.boğa burcu Üzümden başka, dut, elma, erik 
k'jlın barsak düşüklükleri, iç ve dış basur nemeleri, barsak felçleri, kanser, verem, fren-gibi bazı hastalıkların urlar yaparak bar-aği tıkamaları da peklik yapar. Ayrıca, apan-' sıt, ince ve kalın barsak iltihaplan, periton tihabı (peritonit) de pekliğe yol açar. Çok ay, kahve içmek, bundan başka, afyon gibi azı ilaçlar da pekliğe sebep olur.
Kadınlarda gebelik sırasında da peklik gö-jlür, çünkü karında gittikçe büyümekte olan Kuk kalın barsağm son kısmını bastırır, bar-ıklarm hareketine engel olur.
Pekliğe tutulanlar ancak iki, üç günde bir şan çıkabilirler; bir hafta dışarı çıkamı-nlar da olur. Bu arada, iştahsızlık, karında z toplanması, karın ağrısı, baş ağrısı, defe, ufak kırmızı sivilceler, kurdeşenler de rülebilir. Ameliyattan sonra olan peklikler-ateşin yükseldiği bile görülmüştür. Peklikle çok defa, baş dönmesi, sinir bozukluğu ileri gelir.
ekilde kurulmuştur. Görürtüşie tünen şehir, gerçekte, hirhirinden yükü varlarla ayrılmış, üç ayrı şehirden nte gelmiştir:
Yasak Şehir. — Pekin'in ortasındadır eski saraylarla, tapınaklarla, geniş bahç*; suni göllerle süslü • İmparator Şehf, Çin'in özelliklerini bu cYasek Şehir»da , de görmek mümkündür. Bu orta j*hri kin'in öteki kesimlerinden ayıran duvj rın uzunluğu 10 kilometreyi bulur, 6 k{ vardır.
Tatar Şehri. — Yasak Şehir'in kuzeyini I ■yan bölgedir. «Mançu» da denir. Eskio nparatorlarm, hanların memurları, yal 1, devletin sadık adamları, askerler, ga ?ler burada otururdu. Tatar Şehri yüksel 12 metreyi bulan, 8,5 metre kalınlığı ol i duvarlarla çevrilidir. Yabancı elçilikler ■jk İş hanlarının bulunduğu bu kesim, [ n kalbi sayılır, nli Şehri. — Çİnliler'in çoğunlukla ol bu 
(,'<n Sf^frl'nln Ы) ^rn. güfıı^y uouhdır. >S0/ırln nOfutn П,'» rrj|lyr,n jonvttnn) ?d., C*f*'*^> büyük fVkı.ı, Ku/#y Çin'in hı»r#*kffll ovalar,,^ h,nnm nrfnsmdfl kuruludur. ^#*hrin Çı^vr*,;,
cif çok verimli demir, kddnür keyrıaklan dır. BunL'^rdân faydalanılarak афг enduv^ kofİArt kurulmuştur. Prkin dolaylarında, rln içinde ayrıca ipek, halı dokumacılığı, cilik, porîelen işleri l)ir lıayli gelişmiştir,boğa burcu kin\le dokunan İpekli kumaşların büyük ünü vardır. Bu arada hayvan, in«;an resimij, riyle süslü olarak yapılan «Pekin porsçlçf,. feri», başta çay takımları dünyaca ün kazja. 'in başkentidir. Pekin, ülkenin ku»( | kesiminde, Çin Setti'nin 60 km. güney doğu. sundadır. Şehrin nüfusu 3,5 milyon kadardır; dünyanın 23., Çin'in 3. büyük şehridir, Pekin, Kuzey Çin'in bereketli ovalarından birinin ortasında kuruludur. Şehrin çevresİN de çok verimli demir, kömür kaynakları vardır. Bunlardan faydalanılarak ağır endüstri tolları kurulmuştur. Pekin dolaylarında, ştlv in içinde ayrıca ipek, halı dokumacılığı,deri-lik, porselen işleri bir hayli gelişmiştir.!“*■ n'de dokunan ipekli kumaşların büyük № İÜ vardır. Bu arada haw*n In««n resini^.
en киз y# doğru tatlı eğimlerle yükselen hafif dalç İl alanları kaplar. İlçede yazlar kurak, sıc ' Ö^çer. Kif Balkanlar üzerinden gelen soğ rüzgârların etkisiyle soğuk olur. En öner akarsu ilçenin güneybatı köşesinden geçen I gene'dir. Genel olarak halk tarımla geçin Tahıldan başka şeker pancarı, sebze, kavı karpuz bol miktarda yetiştirilir. Etinden, î tünden faydalanmak için koyun da yetiştiril Kasaba. — İlçe merkezî Pehlivanköy ka hası Sirkeci - Edirne demiryolunun kuzey de düz bir alanda kurulmuştur. Yakın yıll da ilçe merkezi haline gelen bu küçük kasal nın nüfusu 3.000'e yakındır (1960 sayır 2. 628). Kasabada toprak kablar yapılır, i ğirmenler, bitkisel yağ fabrikaları da varc
Yunan mifc’oj^’nd» kanadlı bîr attır. Efsaneye göre, tannîarın kıralı olan Zeus'un oğlu Perseus, canavar Me-dusa'nm başım kestiği zaman yere akan kanlardan Pegasus doğmuştur. Bu kanadlı at, doğar doğmaz gökyü-ioğru uçmuş, tanrıların arasına karış-Burada Pegasus'u Athene yakalamış, r yularla, bu vahşi atı evcilleştirmiştir. us'la ilgili birçok hikâye daha vardır. rdan birine göre, Pegasus bir gün, lariyle bîr dağa tekme vurunca, ora-юкгепе pınarı fışkırmıştır. Bu pına-sonradan insanlara şiir yazma ilha-ye başlamıştır. Bundan dolayı, Pe-I edebiyatta uzun nda etmeye yarı-yan parçalarına «pedal» denir. Pedala ayakla^ j basılarak çeşitli işler aide edilir. En basit ör-j neğini bisiklette görürüz. Bisiklet pedalına ayakla basılır, bu sırada bir kuvvet tatbik edilmiş olur.boğa burcu Bu kuvvet dişli ve zincir dona-nımlariyle bisikletin tekerleğine iletilir. Tekerlek döner, bisiklet de ilerler.
Bu çeşit pedalın biraz değişik şeklî de diki* makinalarında görülür. Ayağın makinanın pe rfalı üzerinde ileri geri hareketi makinanır iişlilerinin dönmesini, dişliler de mekiğin ile i geri hareketini doğururlar.
Daha değişik bir pedal şekli de otomobiller », daha genel bir deyişle, bütün motorlu arat; rda bulunur. Burada pedallar çeşitli görev ■i üzerlerine almışlardır. Gaz pedalı motor ıderilen gazın miktat-ına kumanda ede ın pedalı hareket halindeki aracın durmas sağlar. Debriyaj pedalı ise vites değişti sırasında kullanılır (Bk. Otomobil), laha birçok yerlerde ayakla kumanda ec 
Bunlar, genel olarak, ya orta boyda, ya da daha iri kuşlardır. Çoğunun geniş kanadlart vardır. Hepsi de, ayaklarının yüzgeç biçiminde olmasından dolayı, çok iyi yüzerler. Kuy rüküştü yağ bezleri çok iyi gelişmiş olduğun dan gagalariyle buradan aldıkları yağı vücul larma sürerler, böylece, ıslanmadan, uzun z« man suda yüzebilirler. Vücutlarının kaime bir yağ tabakasiyle kaplı olması da yoğunluk düşürür, suyun üzerinde durmalarım kola laştınr.
Perdeayaklılar, sulak yerlerde yaşadıkları dan, yumuşakçalar, balrklar, kurbağa ve bı teri gibi hayvanları yiyerek beslenirler.
Tî^nTarclan otnnın scrbes kalan ucunda kalem bağlanacak bir yer bulunur.
Öbür kolun ucu ise sivriltilmiştir. Sivri uc çemberin çizileceği düzlemde bir noktaya batırıldıktan sonra, kalemli uc, düzlem üzerinde kalmak üzere, sivri uc çevresinde döndürülür, öylece, daire çizilmiş olur. Sivri ucun batı-Idığı nokta dairenin merkezidir. İki kolun şıklığım değiştirerek değişik çaplı daireler zilebilir.
Aynı esasa bağlı kalarak çok çeşitli pergei-Г yapılmıştır. Kâğıt üzerine daire çizmek in kullanılan pergellerin ucuna ya kurşun 5İem, ya da mürekkepli bir uc takılır. Tek-k resimde çini mürekkebi kullanıldığı »çın, îrgellerin ucuna çini mürekkebiyle çizmeye ırıyan, «tirlin» adı verilen bir parça takılır. Büyük daireler çizmek için daha değişik ^rgeller vardır. Bunların ucuna da olan Pennsylvania'da, sanayi çok ge“»ş-^tir. Makînadan başhyarak. çelik, otomo-I cam, elbise, fayans, çeşitli kumaşlar, do jnafar yapılır. Ulaştırma bakımından gerek niryollarmdan, gerekse su yollarından mü-ımel şekilde faydalanılarak Amerika'nın bölgesi ile bağ kurulmuştur, ennsylvania'da tarım işleri ve sanayi de gelişmiştir. Bol miktarda patates, tahıl, r, çavdar, yulaf yetiştirilir.boğa burcu Kerestecilik ok ileridir. Bunların yanında, hayvancılık-ıvukçuluk da yapılır.
Tierika'nın «Kurtuluş Savaşları» içinde ısylvania önemli bir rol oynadı. Bağımsız-ı >urada ilân edildiği gibi, B. Amerika'nın lüşu ve anayasası 1787 yılında burada edildi. Bu arada, 1790'da Philadelphia }/nin ilk hükümet merkezi oldu
pnsylvania'daki büyük şehirlerin başın 1 milyon nüfuslu Philadelphia gelir. 181( la kurulan 2,5 milyon nüfuslu Pittsburg fiemll bir endüstri şehridir. Nüfusu yi milyonun üstünde Allentov/n ve Wilke rden başka 100.000'in üstünde 8 şeh
[tır. 2) Buna karjı mikropların dayanıklığı jkçe artmakta, bundan dolayı da bir hasta-iyi edebilmek için etkiden kullanılan mik-ardan iki, üç kat daha çok ilâç verilmesi •kmektedir. 3) Bazı bünyeler penisiline M duyarlık kazanmakta, bu da bazı durum a kötü karışmalara, hattâ ölüme yol aç tadır. Bütün bunlardan dolayı, bugün pe inin ihtiytla kullanılması, hastanın öze munun araştırılması, böylece ilâcın fa^ ■ından yararlanıp zararlarından kaçını gerekmektedir.
nisilin vücuda enjeksiyon (iğne) yo erilir. Ağız yolundan verilmemesinin s midede bozulmasıdır. İlâç, toz halinci çalarda csteril alan» denilen mikrops rtamda şişelere doldurulur, ağzı açılr şekilde kapatılır, ambalâjlanır. Kul en şişenin ağızdaki kapak yırtılarak c lerum fizyolojik» denilen, kanımızın tuzluluğunda, steril olarak hazırla lere doldurulmuş sıvı ile kanştınla msiyon* haline getirilir, vücuda en; r. Kullanılmakta olan penisilinlerin
Antibiyotik llSçIerden biridir (Bk. Antıij,_ Un4(er). Günümüzün en etkin antibiyotiiç lıa<Weierindcn olan penisilin bir tabiat ürünü. ür, bir tesadüf eseri olarak bulunmuştur. ilik defa Î929'da İngiliz bakteriyoloğu e\ander Fleming, bir deneme yaparken, ittiği bakterilerin İçine dışarıdan tesadüfen :en, cpenic/lfium notatuni» adı verilen mantarlarının, «coccus» cinsi bakterileri-üremesine engel olduklarını görmüştü, ci Dünya Savaşı sırasında Oxford Üniver-i'nde bu küf mantarları sistematik üre-mantarların yaptığı antibiyotik madde-if halde elde edildi, bu bileşiklere epeni-t (penisilin) adı verildi. Savaş yılların-ıisır'a giden İngiliz Başbakanı Chur-n geçirdiği zatürrie hastalığı ilk defa inle tedavi edildi, dünyada bu ilâç bü-nkılar uyandırdı.
ilin tek cinsli bir madde değildir, in G», epenlsilin K», epenisilin X» tîi cinslere ayrılır. Küf mantarlarının ' geterdiğj bu bileşikler birleşim (sen-I ile yapılmışsa da bu yol hem çok
/ег çoğu kere dişilerine, yumurtaların kuluçj^^ zamanında, yavruların yetiştirilmesinde dım ederler. Yavru penguenler yeni yumurta. dan çıktıkları zaman kendi kendilerini beslj, yecek durumda olmazlar. Bunun için ya dişi ya da erkek penguen onların yiyeceklerini ken. dileri yakalar, çiğner, sonra da yavrularına ye, dirirler. Bu hayvanların başlıca besin maddesi balıktır.
Penguenlerin, Antarktika bölgesinin soğu. ğuna karşı dayanıklı olmalarını, vücutlarını kaplıyan tüylerin salgıladığı bir yağ sağlar. Ayrıca, derilerinin altında da kalın bir yağf tabakası vardır. Penguenlerin sırtlarında,j özellikle kanadlarındaki tüyler çok sert, diken gibidir; buna karşılık, göğüslerindeki be-/az tüyler ipek gibi yumuşak, parlaktır. Hat-â bunlardan kürk yakalar yapmakta bile ya-arlanılır. Bundan başka penguenlerin tüyle-salgıladığı yağdan da faydalanmak-boğa burcu günlük yorum yazdı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder